Mehmet SÜMER, ANAYASA YÜK DEĞİL ESAS OLMALIDIR.
Anayasa metinleri, toplumsal kesimlerin kamuya ve özel hayata yönelik hak
ve menfaatlerinin sağlanması açısından önem arz eden klozlar içermelidir.
Bazı vehimlerin birçok normları kendi doğruları yönünde yorumlayarak, azınlığın çoğunluğa tahakkümünü tesis etme gayretleri kayda değer olduğu yeni tespit edilmemiştir. Bu değerlendirmeler insanlık tarihinin derinliklerinden bugüne değin ONLAR DÜŞÜNEMEZ, BİZ ONLAR İÇİN DÜŞÜNÜRÜZ diye düşünen garip bir felsefi yaklaşımı olan aristokrat azınlığın davranış biçimidir.
Tabi, ülkemizde azınlığında çoğunluğunda toplumsal birliktelikleri oluşturmaya taban teşkil edecek esas ve kaideler hakkında söz söyleme hakkı olduğu bir gerçektir.
Sadece dar kesimlerin geniş kesimlere baskısı değil, geniş kesimlerin de dar kesimlere baskısı insan hak ve özgürlüklerini ihlal eden bir davranış şeklidir.
Biz onlar için düşünürüz, onlar için üretiriz, şeklindeki işgüzarlık, daha sonra onlar için kazanır ve yaşarız keyfiyetine kadar uzanır.
Ortak yaşam alanı ve kişinin evrensel hak ve özgürlüklerine temel olacak özgün esasları devlet sağlamak zorundadır.
Bireyin söz konusu bu asgari kapasitesini sağlamak kamu idaresinin yükümlülüğündedir. İDEALİMİZ, ZAMAN, MEKÂN, DOĞRULTU, ŞEKİL, NİCELİK, NİTELİK GÖZETMEKSİZİN, SONSUZ BİLGİYE ULAŞABİLECEĞİMİZ GÜNÜMÜZDE, evrensel pozitif ve doğru dokümanları girdi değerlendirip, kişilikli, erdemli hak ve yükümlülüklerini bilen, ülkemizin, tarih süzgecinden geçerek kazandığı müspet güzel norm ve hasletlere sadece saygı değil, sahip çıkan bireyler yetiştirmek tüm kesimlerin görevi olsun. Birey, aile, millet gelişir ve güçlenirse ülkemiz de çağdaş medeniyetler seviyesine taşınır.
Gelişme ve kalkınmanın sadece fiziki, materyal bazda olmayıp, onlarla birlikte insan hak ve özgürlükleri, birlikte yaşama hassasiyetlerinin kazanıldığı optimum ortamdır. Bireysel ve müşterek alanların huzurlu olmasına baz oluşturacak metinlerin üretilmesi ve derlenmesi tüm kesimlerin asgari müşterekte birleşmesiyle olmalıdır.
ANAYASALAR VE YASALAR; HİTAB ETTİKLERİ BİREY VE ÜLKELERE YÜK DEĞİL PROBLEMLERİN ÇÖZÜMÜ, HUZURUN TEMİNİ ÖNGÖRÜ OLUŞTURMAYA YÖNELİK KILAVUZ VE ESAS OLMALIDIR. Haklı gerekçelere dayalı bireyciliğin öne çıktığı, fırsat eşitliğinin sağlandığı, özel farklı yetenek potansiyel olan kişi, kurum ve organizasyonların motive edildiği bir platformun üretilmesine esas oluşturmalıdır.
Özgürlükler inisiyatifi ele geçirmiş veya kazanmışların lütfüyle tadılmamalı ve yaşanmamalıdır. Milletin oluşturduğu kamu düzeninin eseri olmalıdır.
Mehmet SÜMER, Ekonomist